Sosyal Medyanın Dizi ve Filmlere Etkisi

Sosyal Medyanın Dizi ve Filmlere Etkisi
16 Ağustos 2023

 

Günlük hayatımızın büyük bir kısmını kaplayan sosyal medya, sinema sanatı ve dizi-film sektörü için de her geçen gün daha büyük anlam ifade ediyor. Artık bir proje henüz vizyona girmeden önce Instagram, TikTok, Twitter ve Facebook gibi sosyal mecralarda filme ait profiller açılarak, teaser sürecinin parçası olarak nitelendirebileceğimiz şekilde fotoğraf ve video kareleri paylaşılıyor. Merak yaratmaya ve kamuoyu oluşturmaya yardım eden bu periyot, sosyal medyanın yadsınamaz gücüne işaret eden noktalardan biri. Ayrıca görsel sanatların sosyal medyayı olmazsa olmaz görmesinin en önemli nedenlerinden biri de seyirci reaksiyonuna dair hızlı ve ölçülebilir bir fikir oluşturabilmesinden kaynaklanıyor. Film vizyona girmeden önce sosyal medyada filmin perde arkasına ve sürpriz detaylarına değinilebilir, ilgi çekici sahneler paylaşılabilir ve dolayısıyla pazarlama stratejisinin bir parçası hâline getirerek filmin izlenmesi ve konuşulması artırılabilir. Ayrıca projenin henüz filizlenme aşamasında da hikâyenin ve aday başrollerin sızdırılması ile seyircinin oyuncular hakkındaki tepkisi, konu hakkında oluşan muhtemel merak ve potansiyel beklenti, dijital ortamdaki etkileşimler yoluyla görülüp analiz edilebilir. Geçmişte kitlesel reaksiyonların oyuncu ve senaryo değişikliklerine, hatta bazen projenin komple rafa kalkmasına sebep olabildiğini biliyoruz.

Günümüzde ulusal kanallarda yayınlanan dizilerde ise oyunculardan çekim kalitesine, kullanılan müziklerden sahne geçişlerine kadar birçok konuda yapılan takipçi yorumları, kimi zaman daha iyi projelerin hayata geçirilmesine kimi zamansa devam eden bir dizinin konusunun kitlenin yarattığı etkiye göre ivme kazanmasına etki edebiliyor. Bitirilmesi planlanan diziler, hayal kırıklığı dolu tepkiler üzerine reyting almasa dahi sosyal medya rüzgârıyla yayın hayatını sürdürebiliyor ya da dijital ortamlara geçiş yapabiliyor. Hâl böyleyken, kanal yöneticileri ve yapımcılar, statik pazarlama stratejilerini bir kenara bırakıp dizileri ile ilgili sosyal medya monitoring uygulamaları aracılığıyla dijital dünyadaki reytinglerine de göz atmalılar. Yer aldığımız büyük tüketim toplumunda doğru ve kaliteli sosyal medya çalışmaları, hem hedef kitle hem de kullanıcı tercihleri anlamında büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Son günlerde sosyal medyanın filmlerin PR sürecindeki çılgın etkisini de oldukça yakından takip ediyoruz. Instagram, TikTok, Twitter gibi sosyal medya mecralarında hızlıca yayılan popüler bir akımla karşı karşıyayız. Hangi mecrada dolaşırsak dolaşalım karşımıza pembe temalı videolar ya da görseller çıkıyor. Pembe kıyafetler ile yapılmış kombin videoları, film müzikleri kullanılarak çekilen akım videoları, aynı günde vizyona giren iki filmin (Barbie & Oppenheimer) kıyaslaması derken son günlerde aslında büyük bir viral kampanyaya dönüşen sürece yakından şahit oluyoruz. Esasında Barbie filmi vizyona girmeden aylar öncesinde Margot Robbie ve Ryan Gosling'in başrolleri paylaştığı Greta Gerwig imzalı karakter posterleri yayınlandığında bu fitil ateşlenmiş oldu. Şimdilerde ise sosyal medyada Barbie hashtag’iyle yapılan paylaşımların sayısı 16 milyonu geçmiş durumda. İkinci hafta sonunda toplam 856.828 izleyici sayısına ulaşan Barbie filminin bu kadar ilgi görmesini sağlayan stratejik hamlelerden biri de kuşkusuz sosyal medya pazarlaması. Dünyaca ünlü pazarlama gurusu Seth Godin’in de dediği gibi “Bir şeyin hakkında konuşuluyor, yapılıyor, satın alınıyor ya da inşa ediliyor olmasına karar veren şey; dikkate değer olup olmayışıdır.” Pazarlamanın en etkili ve güçlü yollarından biri, “Word of Mouth” tekniğidir, yani söylenti yaratmak ve bir diğer deyişle dillere pelesenk etmektir. Bir şeyin viral olmasını istiyorsanız, hakkında konuşmaya değer bir şeyler yapmakla başlamalısınız.

 

Siz de doğru zamanda, doğru hedef kitlenin önüne çıkabileceğiniz etkili bir sosyal medya pazarlama stratejisi geliştirmek istiyorsanız, Ahtapot Sosyal Medya olarak daima yanınızdayız! 🐙

 

YAZAN: Kübra Eldem

Paylaş